fıkralar,makale,şiir,full program download indir türkçe
Ana Sayfa---Arşiv--- rss.---elizceza---şiir hikaye aşk sevgi mesajlar

Image Hosted by ImageShack.us


Bir soluk kadar yakın yıldız kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin yetişirsin dokunamazsın dokunursun vazgeçemezsin vazgeçersin ama unutamazsın! (;
program indir şarkı indir mp3 indir download forum serial crack key keygen patch




fıkralar,makale,şiir,full program download indir türkçe

28/7/2008 - yaralı şiirlerim..

Kategori: siir

Vuslatın uzağında bir sahildesin. Yıldızlı düşler serilmemiş geceye… An, mutluluk kadar uzak. Sağlam kederlere sarılıp yanıyorsun nazende bir ayazda… Yapma diyorum sevinçlerimi utandırma… Dinlemiyorsun. Unut diyorum *******ce denizde yakamozlanan sevdanı. Nefes almak istiyorum ne olur, kendine gel bırak bu sancılı çarpıntıları.

Meltem rüzgarıyla sahile vurduğunda, doğuda güneş daha erken doğar biliyorsun. Gölgem ne zaman bir sevdanın üzerine düşse en uzun gece yaşanır. Günler kısalmaya başladığında ayrılık açıları küçülmeye başlar. Unutma, “biz” olan yürekleri tüketemez sonbahar ile eşitlenen mevsimler.

Düşler kalabalık bir fırtınanın ardında mahzun kalır hep… Rıhtımda beklenen sevda uzaktır artık hayat kadar. Ayrılık kadar yakındır gün batımında ufuklar. Yüzündeki sıcağı bıraksan da şehrin soğuk kaldırımlarına, vuslat uzaktır. Korkular içinde solar gül yapraklarında takvimler. Kalbine varamadığın yolların eskiyen umutları; çileli, yorgun, çelimsiz birer damla oluverir gözlerinde. Sevdanın tılsımıyla ıslak gül yaprakları serpilir gamzelerine…

Ah zaman yok, ah mekan yok aramızda. Gitmelerle yaşayan bir nefes olsa da sevda, sen orada ben burada değiliz. Hep aynı yerde biz’deyiz. Suskun bir zaman içindeyiz ve aşka konuşur tek gözlerimiz. Oysa eksiğiz tutunurken ıslak kirpiklerin kıvrımlarında… Yanağımızdan akan her damla güneşte; amansız, anlamsız, yarım kalan bir şarkı gibiyiz…

Ey kanayan kalbim, sanadır bu sözlerim... Söyle kim düşünür senin biçare kırıklarını, yeşermiş kaybolmuşluklarını… Lime lime edilmiş gönül topraklarında bütün başlangıçların cam kırıklarını yalınayak geçerken; sönüktür yıldızlar. Kırık bir rüzgar dolaşırken umuda düğümlü saçlarımı; söz pansumanı ile daha bir kanamalıdır gece yarıları… Ölümdür “yokluk”, avuçlarıma bırakılır… Bastığın yerden kayar yaralı şiirlerim. Günlerden kıyamettir ve açılmayacaktır kapılar.

Akşama dönüşürken gün; hüznüne sokulan karanlık azdırır yaralarını. Gece kıyıları yalarken deniz; deli dolu hallerini, boyuna çiçek açan dallarını toparla ve gidelim buralardan. Lakin ölüm kamplarına yol alsan da bir lokma umutla sev, zalimin zulmüne boyun borcundur sevdalı yarınlar.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2008 - Bu gün seni düsünüp, daldim yine derine

Kategori: siir

Bu gün seni düsünüp, daldim yine derine
Hüzün tahtini kurdu, mutlulugun yerine
Yillar geçti pespese, senden hâlâ haber yok
Beyhûde, rastlanmiyor, nedense benzerine...

Unutmak kolay olsa, bunu her kes yapardi
Avunmak çâre ise, gönül bir pay kapardi
Silinmez izler mevcûd, yüregime naksolmus
Öyle olmamis olsa, belki çoktan kopardi...

Raftan aldim usulca, albümü karistirdim
Hayâlinin ardindan, düsümü yaristirdim
Çatmissin kaslarini, içli, küskün bakislar
Yine senden habersiz, kalpleri baristirdim...

Mor menekse elinde, ilk sayfada ki resmin
Onun hemen üstünde, yaldizli yazan ismin
Hâtirâlar vuruyor, çekemiyorum artik
Kim bilir nerelerde, özlettirdigin cismin?..

Son yazdigin mektubu, tuttum, aldim elime
Okumayi istedim, ondan bir kaç kelime
Olmadi, yapamadim, yutkundum da yutkundum
Prangalar vuruldu, sanki bir an dilime...

 

Veremedigim yüksük, son sayfada duruyor
Sanki o da kederli, sâhibini soruyor
Hiçkiriklarim artip, yigiliyorum yere
Tasan gözpinarlarim, zannetme ki kuruyor!..


Ellerimin içine, koydum söyle basimi
Tutamadim, koyverdim, gözlerimden yasimi
Daha ne kadar sürer, yoklugunla dostlugum?
Kendimi unutturdun, adim sabir tasi mi?


Orta sayfada bir gül, kurumus yillar önce
Dayanamiyor artik, sizlatan bu dirence
Hâlinden memnûn degil, mahzûn, boynu da bükük
Besbelli ki aciyor, bana, benden çok bence...

Kanepeye yaslanip, hüngür-hüngür agladim
Erkekler aglamazmis, seller gibi çagladim
Verem olurcasina, cigerimi dagladim
Yoklugunda varligin, zâten tek avundugum
Bir gün dönersin diye, yine ümit bagladim...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2008 - Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya

Kategori: siir

Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya
Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi

Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
Nedensiz sevinçleri
Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
Özlüyorum
Gücüm yetmiyor unutmaya
Seni aramazsam unuturum sanmistim
Girmez sanmistim hayalin beynime
Geceleri düslerimde
Gündüz baktigim heryerde seni
Özlüyorum..
Renkler gitmenle soldu
Kirmizi kirmiziligini unuttu
Mavi maviliginin farkinda degil
Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus
Özlüyorum
Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek

Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak
Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim
Sensiz seninle olmayi basaracagim
Sonun yaklastigini hissettigim gün
Beyaz,bembeyaz mendilimi sallayarak
Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek
Seninle sonsuzluga kavusacagim....

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2008 - başlık; son görünüşüm

Kategori: siir

 

 

bugün bir şiir bile uğramadı yanıma
sana uğradı mı bilmiyorum
pencere kenarında yağmuru seyrettik yalnızlığımla,
balkona astığımız düşlerimizi içeri aldıktan sonra

 

kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim../..ayrılırken
ama sen herkesin öğrettiğini yineledin

şimdi aşk../..inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda

 

deniz kabuklarından bir mumluk yapmıştım sana,
vermeye zamanım olmadı
şimdilerde içinde yakıyorum,
sesini duyuramayan kelimelerimin yorgunluğunu

biliyor musun../..bilmem
sen cümlelerimin 1. Kordonuydun

 

..susmaya gidiyorum.../..birazdan dönerim..

 

acil servis gibi yetiştim bütün kanamalı sevdalarıma
yanlarına gittiğimde,
odaları boştu, çarşafları temiz
bir küçük not bile yoktu../..”kurtardığınız için teşekkür ederiz”

 

bu yüzden emekliliğimi istedim yorgun aşkların baş hekiminden
tazminatım suskunluk
beni ait olmadığım şehirlerde aramayın,
adresimin caddesi../..burukluk

 

..teri soğumamış bir ayrılıkla içilen özlem, ateş yapar..

 

dün gibi hatırlıyorum ayrıldığımız günü
24 ocak../..kış../..kıyamet../..felaket
sanki herkes beni görmek için toplanmıştı şehir meydanında
parmaklarıyla gösteriyorlardı../..“işte bu kadın terk edildi” naralarıyla

bu günlerde../.dalgasını geçebiliyorum vedaların
o günlerde../..serum kokularına bulaşmıştı bütün kılcal damarlarım

 

gerçekte kim olduğunu çok düşündüm,
özleminin yer yer sağanak yağışlı olduğu zamanlarda
galiba artık biliyorum
sen../..büyümeye zamanı olmayan çocukların,
dar zamanlarda attığı içten bir kahkahasın

 

beni beklemeye gidiyordun.../..galiba yolu şaşırdın

 

bu şiire girmek hüzünlü ve yaşlıdır..

 

biraz önce gözlerimden düştün
seni ıslattığım için üzgünüm
yanaklarımda kurumanı istemezdim,
dudaklarıma almışken ıslaklığını
sen../..gözlerim../..ve katre

 

sana yaşatmak istediğim çok şey vardı,
aşk’da kısa çubuğu ben çektim...

 

kırgınlıklarımı kaybettim, hükümsüzdür...

 

sabaha karşı gittiğin için bağışladım seni
sen de kendini bağışladın mı../.. bilmiyorum
zor oldu indirmek resimlerini duvarlardan
ki tozlanma diye albümlerde yaşatmadım seni

seni../..bir “anı” olsun diye sevmedim

...ve hiç aldatmadım../..kirpiklerimle bile

 

çok önceleri sorduğum bir soruydu,
“şiir bir aşk’ı kurtarabilir mi? ” diye
otuzuma yaklaşırken gülümsüyorum da,
şiir bir aşk’ın ancak bekçisi olabilir

 

...bu şiirde U dönüşü yapılmaz...

illegaldir bütün terk edişler,
ölümlerde dahil...

 

...kızım bahara aldanma, üstüne yine de bir şiir al sen..

 

mayıs’ın çocuklarıyız ikimizde
belki de bu yüzden acele ettik ayrılmak için,
tenlerimizin ateşi bizi kavurmasın diye..

 

biliyorsun../..çok erken aldım hediyemi senden
seninkini vermek içinse çok geç

 

doğum günün kutlu olsun../..unutmadı giritlalesi
mumlarını söndürdüm../..yüzümde gönderdiğim dileklerin gölgesi

 

...aşk dersem çık, ayrılık dersem çıkma..

dedim../..çıkmadın
aşk bitti...

----------------------------------------------------

 

Hayal kırıklığım, kendimi aciz hissedişim

iyi başlayıp kötü biten bir filmin

beni şaşırtan hazin sonu...

 

"Yanılmak" mıdır diğer adı yoksa "sanmak" mı

ben sadece zannetmişim

 

tek zanedemediğim, "bana yapılmaz"lardı...

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us

Kategoriler

  • ask hikayeleri
  • burclar
  • corelDraw
  • fikra karikatur
  • giff - resim
  • Grafik - Dizayn
  • guncel haberler
  • guzel sozler
  • kitaplar
  • makaleler
  • muzik
  • program download
  • ruya tabirleri
  • sanat
  • siir
  • sinema
  • spor
  • Tr3D 3dsmax
  • turkce edebiyat
  • Wallpaper - Template arsivi
  • Son Yazılarım

    AIDS'li misin? Sarışının birisi erkek arkadaşıyla seks yaparken sorar: - "Sende AIDS yok değil mi?" Adam "hayır" der ve devam ederler. Biraz sonra tekrar sorar: - "Gerçekten sende AIDS yoktu değil mi?" - "Hayır dedim ya. Hem niçin durmadan soruyorsun
    Anlatmam Bardaki taburede oturan kör adamın biri barmene "Hey! Bir sarışın fıkrasi duymak ister misin?" demiş. Barmen birden tamamıyle sessizleşmiş. Yanındaki adam fısıltı ile ona "Fıkrayı anlatmadan önce bilmen gereken bir şey var. Barmen sarışın, f
    Kahraman görevli Sarışın bir gün ata binmeye karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne çıkmayı başarıyor. Ancak atın üstüne çıktığı anda at harekete geçiyor ve hızlanarak yola koyuluyor. Biraz ürke
    O cevap versin Vantrolok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle: - "Afedersiniz!" Bu çıkış üzerine vantrol
    Hala zonkluyor Bir cumartesi sabahı.. İki genç kadın golf oynuyorlar. Sarışın olanı topu dikmiş.. Sopayı öyle bir savurmuş ki.. Top havada kurşun gibi uçmus, öbür delikte golf oynayan bir erkeğe o hızla çarpmış.. Kadınlar dehşet içinde, erkeğin iki e
    Buranın yöneticisi kim? Amerika'da küçük bir kasabada tenha bir pub.. Hayli çarpıcı bir sarışın bara doğru yaklaşır ve barmene doğru eğilir.. Barmen hemen karşılık verir, o da eğilir barın üzerinden sarışına doğru.. Sarışının hareketleri de, sesi de
    Vızır Vızır Softalar, Bektaşi'ye, Tanrı'nın büyüklüğünü öğretmeye çalışıp duruyorlar. Anlatıp, anlatıp, sonunda da diyorlar ki: "Tanrı isterse iğne deliğinden deve bile geçirir!" Bektaşi: "Elbette," diyor. "Nasıl elbette?" diyor softalar. Bektaşi
    Ne düşünüyormuş? Bir bektaşi, merkebine odun yükleyip şehre gelirken karşıdan tüccar kılıklı iki adam peyda olarak: "Şu zındıkla alay edelim!" diye Bektaşiye yanaşıp selam verince Bektaşi de durur, merkebi de. Tüccarlar işaretle: - Bu eşeğin ne düşün
    Allah'ın Kelamı Bir mecliste Kuran-ı Kerim'den söz açılmıştı. Kuran'ın eşsizliğinden ve olağanüstü bir eser olduğundan bahsedilirken, odanın bir köşesinde kendi halinde çubuğunu içmekte olan bir Bektaşi söze karışarak: - "Evet, Allahın kelamı
    Allah şimdi ne yapıyor? Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: - "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?" Bektaşi yanıt verdi: - Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. - Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne

    dost siteler

    forumum

    Arkadaşlarım

    Ana Sayfa---Arşiv--- rss.---elizceza---şiir hikaye aşk sevgi mesajlar